Bucak Haberleri
Bucak Haberleri

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK”

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK” Hacı Hüseyin Işık 1315(1899) doğumluydu. 1315’lilerle askere gitti. Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Askerliğini sıhhiye eri olarak yaptı. Afyon’da Kocatepe, Çiğiltepe, Tınaztepe’de görev yaptı. Buralarda Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte bulundu. Onun Kocatepe’den düşman siperlerini gözetleyişini gördü. Kurtuluş Savaşı’ndaki hizmetlerinden dolayı kendisine İstiklal Madalyası verildi. Ayrıca bir de maaş bağlandı. […]

12 Nisan 2016 - 9:36 'de eklendi.A+A-

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK”

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK”

HASAN KONU

Hacı Hüseyin Işık 1315(1899) doğumluydu. 1315’lilerle askere gitti. Kurtuluş Savaşı’na katıldı. Askerliğini sıhhiye eri olarak yaptı. Afyon’da Kocatepe, Çiğiltepe, Tınaztepe’de görev yaptı. Buralarda Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte bulundu. Onun Kocatepe’den düşman siperlerini gözetleyişini gördü. Kurtuluş Savaşı’ndaki hizmetlerinden dolayı kendisine İstiklal Madalyası verildi. Ayrıca bir de maaş bağlandı. Fakat o “Ben para ile askerlik yapmadım!” diyerek bu maaşı kabul etmedi.

Hacı Hüseyin Işık, askerlik dönüşü ticaretle uğraştı. 1937-1938 yıllarından itibaren çarşı içinde İnönü Caddesi üzerinde bir dükkânı vardı. Bu dükkânda manifatura, bakkaliye, nalburiye, saraciye, inşaat malzemeleri, pencere camı, tekel maddeleri bulunurdu. Tekel maddelerini perakende ve toptan satardı. Tek parti yönetiminin olduğu yıllarda karne ile tekel maddelerini Hacı Hüseyin Işık satardı. Bunların yanında askerliğini sıhhiye eri olarak yaptığı için bazı sağlık ilaç ve gereçlerini de bulundururdu. O zamanların yaygın hastalığı sıtma olduğu için sıtmaya karşı kullanılan kinin ile öteki ilaçlardan penisilin, bazı pomatlar, kekik yağı, teğnel yağı, nane yağı ve ince katran satardı. Çünkü o zamanlarda kasabada eczane yoktu. Bunlarla birlikte ihtiyacı olanlara iğne de yapıverirdi. Hacı Hüseyin Işık, siyasetle de uğraşıyordu. Zamanın tek partisi CHP’den Belediye Meclisi Üyesiydi. Elinden ustalık da geldiği için Belediye’nin fahri kalfalık görevini de üstlenmişti.

O yıllarda kasabanın nüfusu 4-5 bin civarındaydı. O yılların Belediye Başkanı olarak Mehmet Altındaş ile Koca Ali Konu görev yaptı. Adliye, Jandarma şimdiki Belediye Binasının olduğu yerdeydi. Kaymakam, Jandarma Komutanı ve öteki görevliler halk ile iç içeydiler. Halkın % 80’i tarımla uğraşıyordu. Tarımla uğraşan halk sosyal yaşantısı hemen hiç olmayan bir hayatı sürdürüyordu. Halkın içine kapanık bir durumu vardı.

Hacı Hüseyin Işık’ın maddi durumu çok çok iyiydi. Ama maddi durumunun iyiliği ona yetmiyordu. Kendince bir şeyler daha yapmak istiyor, maddi durumunun iyiliğinden tatmin olamıyordu. Gelip geçen insan ömründe kalıcı bir eser bırakmak onun için çok önemliydi. Ne yapsa da kalıcı bir eser bırakmalıydı? O, zaman zaman bunu düşünüyordu. Kasabada olmayan bir eseri yapmayı çok istiyordu.

Zamanın ileri gelen esnaflarından Abdulkadir Uçan, Hasan Fişek, Hacı Hüseyin Sarı, Hacı Osman Sarı, Osmancık Hafızı, Abbas, Abdurrahman Hoca, Halil Avni, Kel Ahmet Oğlu, Üskümen Mehmet Efendi, Hacı Vehbi, Marangoz Hafızı… sık sık bir araya gelerek görüşürlerdi. Kasabanın neye ihtiyacı varsa onu birlikte veya paylaşarak yaparlardı. Böyle bir görüşmede “Temizlik imandan gelir.” sözünden hareketle bir hamam yapmayı düşündüler. Çünkü o zamana kadar kasabada hanlar yapılmıştı. İnsanlar hanlarda kalırlardı. Ama bir banyo yeri hiç düşünülmemişti. Ya da şartlar öyle gerektirmişti. Çünkü kasabanın bir akarsuyu yoktu. Susuzluk çekiliyordu. Hamama suyu nereden bulacaklardı? Hamamın eksikliği büyük bir eksiklik olarak görüldü ve bir hamam yapmaya karar verdiler. Bu işi Hacı Hüseyin Işık üstlendi.

Hamamı yapacakları yerin tespiti üzerinde çalıştılar. Şimdi okullar Caddesi üzerinde bulunan Ramazan Sak’a ait binanın olduğu yerde karar kıldılar. Hacı Hüseyin Işık burayı satın aldı. Fakat kasabanın ileri gelen hocaları burasının mezarlık olduğunu belirterek bunun hayırlı bir iş olmayacağını belirttiler. Hocaların söyledikleri ona mantıklı geldi ve aldığı bu yeri satarak yeni bir yer aramaya başladı.

Aramaların sonunda şimdiki Çarşı Hamamı’nın olduğu yeri Kadifelilerden satın aldı. Hamamın yeri böylece hazır olmuştu. Ama buraya hangi su nereden getirilecekti. Kasabadaki sarnıçlar ve öteki kaynaklar ihtiyacı zaten zordan karşılıyordu. Hamam dediğin yerde bol su olmalıydı.

Hacı Hüseyin Işık, fahri olarak kalfalık yaparken Antalya’da Alman bir jeoloji mühendisi ile tanışmıştı. Bu mühendisin çeşitli ölçüm aletleri de vardı. Hacı Hüseyin Işık bu Alman mühendisi kasabaya davet etti. Birlikte Sivri eteklerine kadar çıktılar. Alman mühendis bazı ölçümlerde bulunup araştırmalar yaparak bir tahminde bulundu. Onun tahminine göre Sivri’nin altında büyük bir su kaynağı vardı ama çok derindeydi. Bu kaynağın bir kolu Hökez altından Seydiköy tarafına İncirhan yönüne, bir kolu Bucak Ovası’nın altına, bir kolu da dağların altından Kikez taraflarına uzanıyordu. Böyle olmasına rağmen mühendis,  Hacı Hüseyin Işık’a “Sana yetecek suyu Sivri eteklerinde buluruz” dedi. Alman mühendis, Hasancık Bağı’nın alt tarafına Aykırıca Deresi’nin kenarına şimdiki Şirlek Pınarı’nın üst kısmına aletleriyle bakarak bir yer belirledi ve orayı kazmalarını istedi. Açılan çukur 1 metreye ulaşınca bir kaya çıktı. Bu kayanın kenarından yeterli su sızıyordu.

Hamamın suyu bulunmuştu. İş o suyu hamama getirmeye kalmıştı. Suyun Aşağıoba’daki hamama getirilmesi için hemen çalışmalara başlandı. Önce suyun gideceği güzergâh belirlendi. Suyun kaynağından Şirlek önü, derenin üst kısmından şimdiki dolmuş durağının arkasından, Orman İşletmesi arazisinin kenarından, şimdiki Hikmet Tolunay Meslek Yüksek Okulu’nun giriş kapısı önünden, Yeni Adliye’nin önünden, Hacetbelen Camii’nin önünden, Barutlu Caddesi boyunca gelecek, yeni yıkılan Murat Hoca’nın evinin kenarından şimdiki Esnaf Kefalet Kooperatifi önünden hamam yapılacak arsaya ulaşacaktı.

Su hattının güzergâhı belirlendikten sonra bulunan on işçiyle hat kazımına başlandı. O zamanlarda şimdiki gibi iş makineleri olmadığı için bütün kazım insan gücüyle yapılıyordu. Hat, 50 santim derinliğinde 50 santim eninde olmak üzere kazılıyordu. Bu hattın içine kayrak taşlar döşenip harçlanacak belli aralıklarla dağar denilen bölümler konacak üstü de aynı kayrak taşlarla kapatılacaktı. Çünkü plastik boru henüz keşfedilmediğinden plastik boru yoktu. Demir boruya ulaşmak da çok zordu. Mecburen taşlardan yortu yapılacaktı. Kasabada çimento da yoktu. Antalya’ya buğday taşıyan arabalarla dönüşlerinde Antalya’dan çimento getirilecekti. Bütün bunlar ayarlandı. Kullanılacak taş için Kumlu Burun’un karşı tarafından çıkarılan taşlar uygun bulundu. İki tekerlekli tatar arabalarıyla getirilen taşlar kazılan hattın kenarına dökülmeye başlandı.

Çok zorlu bir işe girişilmişti. Ara sıra yağmurlar yağıyor, kazılan hattı çamur dolduruyor, dolan yerler yeniden açılıyordu. Onun için bir taraftan hat açılıyor, bir taraftan taş döşeniyor ve vakit kaybetmeden harçlanıp kapatılıyordu. Bir taraftan da belli aralıklarla dağarlar konuluyordu. Bu dağarlar ileride hattaki bir arızanın bulunmasında yardımcı olacaktı. Ayrıca suyun akışı sırasında akıp gelen mil bu dağarlarda birikecek ve kapakları açılarak temizlenecekti. Dağarın birincisi Orman Deposu’nun önüne, ikincisi Hacetbelen Camii’nin önüne, üçüncüsü Fevziye Camii’nin üst tarafına, dördüncüsü Murat Hoca’nın avlusuna kondu.

1,5 yıl gibi uzun bir çalışmadan sonra su, hamam yapılacak arsaya ulaştı. Suyun gelmesinden sonra sıra hamam inşaatına geldi. Hamam inşaatı için Hacı Hüseyin Işık, Kızılkayalı arkadaşı Baldan Hafız ile Isparta’ya gitti. Buradaki hamamlarda incelemeler yaptılar. Sonunda bir taslak plan yaparak Bucak’a döndüler. Arsa üzerinde yer tespiti yaptılar ve inşaat başladı.

Hamamın sıcak olması için zeminden 3 metre aşağıda olması gerekmekteydi. Bu derinlik insan gücüyle açılacaktı. Tamamı insan gücüyle 15×9 ebadında bir bodrum 6 ay gibi bir sürede açıldı. Birinci beton döküldü. Altta cehennem delikleri, dolambaç şeklinde yapıldı. Arkada külhan (ateşin yandığı yer), üstünde kazanın yeri yapıldı. Daha sonra öteki bölümlere geçildi. Bu şekilde çalışılarak hamamın inşaatı 2 seneye yakın bir zaman sürerek sona ulaşıldı. Ön tarafa hamamı çalıştıracak kişi için de bir ev yapıldı. İnşaat sırasında çevreden bazı engellemeler de oldu. Ama sonunda başarıya ulaşılarak hamam ortaya çıktı.

Hamamı çalıştıracak birisi aranmaya başlandı. Burdurlu Hamamcı Hasan’la görüşülüp anlaşıldı. Kasabanın o zamanki protokolü başta olmak üzere bütün ileri gelenlerin katıldığı bir törenle 1942 yılının ekim ayında hamamın açılışı yapıldı. Vatandaş alışsın diye bir hafta yıkanmayı bedava yaptılar. Bir haftadan sonra bazı kurallar koydular. Sabahtan öğleye kadar erkekler, öğleden akşama kadar bayanlar, akşam yine erkekler yıkanabilecekti. Bu şekilde 15 gün kadar çalışan hamam, çevredeki komşulardan şikayet almaya başladı. Hamamın dumanından, isinden rahatsız oluyoruz diye ilgili makamlara dilekçeler verilmeye başlandı. Hamam ve Hacı Hüseyin Işık aleyhine davalar açıldı. Mahkeme iki sene sürdü. İki senenin sonunda davayı Hacı Hüseyin Işık kazandı ve hamam çalışmaya devam etti.

Hacı Hüseyin Işık, bu işletmeyi ayakta tutmak için çok çaba sarf etti. 1953 yılında kasabaya şebeke suyu gelince bu sudan hamama da su alındı. Şirlek taraflarından getirilen kaynak suyu Üçpınar’a bağlandı. Sonraki yıllarda kasabaya kanalizasyon döşendi. Kanalizasyon döşenmesi sırasında bütün suyolları bozuldu. Tabi Üçpınar da akmaz oldu. Zamanın Belediyesi işe el atarak Kocakavak Çeşmesinden Üçpınar’a plastik boruyla bir hat çekerek Üçpınar’ı yeniden akıttı.

Hacı Hüseyin Işık’ın oğlu Muhammet Işık, babasının bulduğu suyun kaybolmaması için çeşitli girişimlerde bulundu. Kendi çapında araştırmalar yaptı. Yüksek Okul önündeki köprünün ayağının dibinden suyun çıktığını gördü. O suyu Köle Mezarlığı’na akıtmayı düşündü. Fakat bir kazaya uğradı ve uzun süre hastanede yattığı için başaramadı. Günün birinde Köle Mezarlığı’nı ziyarete gittiğinde Adliye’nin köşesinde bir çalışma yapıldığını görerek oraya gitti. Şaban İleri, İbrahim İleri, İsmet Süngü ve birkaç kişi daha birlikte çalışıyorlardı. Bu arkadaşlar bir çeşme yapıyorlardı. Yukarıdaki Söğütlü Kuyu’nun suyunu buraya indireceklerini söylediler. Muhammet Işık’ın aklına babasının bulduğu su geldi. Orada bulunanlara bir teklifte bulunarak babasının bulduğu suyu da bu suya katmalarını söyledi. Onlar da kabul ettiler. Muhammet Işık, suyun kaynağını gösterdi. 800 küsur metre plastik boru getirerek boruyu ana yortunun içine döşediler. Ama zamanın Belediye Başkanı bu suda bir inceleme yaptırdı. Bu incelemede koli basiline rastlanıldı. Çeşme kapatıldı, suyolları bozuldu. Aynı suyu İbrahim İleri Isparta’da bir kere daha inceletti, bu sefer temiz raporu verdiler. Bu raporu Patır’ın değirmeninin camına astılar. Yeniden suyolları yapılarak aynı çeşmeden su akıtıldı. Şimdi halen akmaktadır.

Aradan yıllar geçti. Hacı Hüseyin Işık da her fani insan gibi bu dünyadan göçüp gitti. Ama onun insanüstü bir gayretle yapılmasına önayak olduğu çarşı hamamı, sahibi değişse de halen işlevini sürdürmektedir. Günümüz itibariyle 67 yıldır hizmet veren hamam daha gelecek yıllara da uzanacaktır. Hacı Hüseyin Işık’ın 72 yıl önce bulduğu su da Yeni Adliye’nin hemen bitişiğindeki çeşmeden gürül gürül akmaktadır. Bize de başta Hacı Hüseyin Işık olmak üzere tüm emek verenlere teşekkür etmek düşmektedir.

Hasan KONU

Ağustos 2015

 

Kaynak Kişi: Muhammet IŞIK (Hacı Hüseyin IŞIK’IN oğlu)

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Alaca Dokumaları Yeniden Hayat Buldu Alaca Dokumaları Yeniden Hayat Buldu

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK” Hacı Hüseyin Işık 1315(1899) doğumluydu. 1315’lilerle askere gitti. Kurtuluş...

GENÇLİK ŞÖLENİ DÜZENLENDİ GENÇLİK ŞÖLENİ DÜZENLENDİ

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK” Hacı Hüseyin Işık 1315(1899) doğumluydu. 1315’lilerle askere gitti. Kurtuluş...

ZÜBEYDE HANIM’IN MİNİKLERİ BÜYÜLEDİ ZÜBEYDE HANIM’IN MİNİKLERİ BÜYÜLED...

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK” Hacı Hüseyin Işık 1315(1899) doğumluydu. 1315’lilerle askere gitti. Kurtuluş...

REHABİLİTASYON ÇOCUKLARINDAN MUHTEŞEM GÖSTERİ REHABİLİTASYON ÇOCUKLARINDAN MUHTEŞEM GÖ...

EĞİTİMCİ YAZAR HASAN KONU; “HACI HÜSEYİN IŞIK” Hacı Hüseyin Işık 1315(1899) doğumluydu. 1315’lilerle askere gitti. Kurtuluş...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adli Kolluk personeline ADLİ Bucak Cumhuriyet Başsavcı...

Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adli Kolluk personeline AD...

İŞADAMI MEHMET CADIL,ANSİAD’IN KONUĞU OLDU İŞADAMI MEHMET CADIL,ANSİ...

İŞADAMI MEHMET CADIL,ANSİAD’IN KONUĞU OLDU Antalya Sanayici ...

“SUYU İSRAF ETMEYİN” “SUYU İSRAF ETMEYİN”...

“SUYU İSRAF ETMEYİN” Bucak Kaymakamı ve Belediye Başkan Veki...

OĞUZHANSPOR-KUŞADASISPOR’U ELİ BOŞ GÖNDERDİ OĞUZHANSPOR-KUŞADASISPOR’...

OĞUZHANSPOR-KUŞADASISPOR’U ELİ BOŞ GÖNDERDİ Oğuzhanspor bu h...

Oğuzhansporlu sporcular ve yönetim yemekte bir araya geldi Oğuzhansporlu sporcular v...

Oğuzhansporlu sporcular ve yönetim yemekte bir araya geldi B...

KİRALAMA İLANI KİRALAMA İLANI

KİRALAMA İLANI Bucak Belediye Başkanlığından; Mülkiyeti Buca...

KAR GÜZELLİĞİ İLE BÜYÜLEDİ KAR GÜZELLİĞİ İLE BÜYÜLED...

KAR GÜZELLİĞİ İLE BÜYÜLEDİ Burdur’un bazı ilçelerine kar yağ...

“Birlikte hareket edelim ki büyüyelim” “Birlikte hareket edelim ...

“Birlikte hareket edelim ki büyüyelim” Bucak Hızarcılar Mara...

OĞUZHANSPOR’A BÜYÜK DESTEK OĞUZHANSPOR’A BÜYÜK DESTE...

OĞUZHANSPOR’A BÜYÜK DESTEK Spor Toto Genel Müdürlüğü tarafın...

HACILAR – YEŞİLOVA YOLU KULLANIMA AÇILDI HACILAR – YEŞİLOVA YOLU K...

HACILAR – YEŞİLOVA YOLU KULLANIMA AÇILDI AK Parti Burdur Mil...

POLİTİKA HABERLERİ
VIDEO GALERİ
bucak matbaa haberler haberler